DOLANDIRICILIK SUÇU
- avsamettemana
- 13 Ağu 2024
- 11 dakikada okunur
DOLANDIRICILIK SUÇU NEDİR?
Dolandırıcılık, Türk Ceza Kanunu’nun 157-158. maddelerinde düzenlenen bir suç türüdür. TCK.’nın 157. Maddesinde suçun basit şekli düzenlenirken 158. Maddesinde ise nitelikli hali düzenlenmektedir.
Dolandırıcılık suçunda asıl olarak korunan hukuki değer malvarlığı ve kişinin irade özgürlüğüdür. Ekonomik değeri olan her türlü taşınır veya taşınmazlar malvarlığı değerlerini oluşturur dolayısıyla da bu mallar dolandırıcılık suçunun konusudur. Dolandıran taraf, kişinin iradesini sakatladığı için yani kişinin normalde bilse idi yapmayacağı bir işlemi hile kullanarak kişiye bu işlemi yaptırmak sureti ile kişinin irade özgürlüğünü engellemektedir.
TCK.’nın 157. Maddesinde(Basit Dolandırıcılık);
“Hileli davranışlar ile bir kimseyi aldatarak, onun ya da bir başkasının zararına olarak, kendisine ya da bir başkasına yarar sağlayan kişi; bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.
TCK.’nın 158. Maddesinde(Nitelikli Dolandırıcılık);
“(1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013 6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.
DOLANDIRICILIK SUÇUNUN OLUŞMASI
Failin hileli eylemi sonucunda kendisine veya üçüncü bir kişiye maddi yarar sağlaması ve bu eylem sonucunda mağdurun zarar görmesi neticesinde dolandırıcılık suçu oluşmaktadır. Yani bu suç kapsamında mağdurun aktif malvarlığı azalır. Dolandırıcılık suçunun oluşması için; failin hileli hareketi olmalı, bu hileli davranışlar mağduru aldatmalı ve bir zarar oluşmalıdır.
Özellikle belirtmek gerekir ki; failin hileli hareketleri mağdurun inceleme imkanını ortadan kaldırır nitelikte olmalıdır. Yani failin basit bir yalanı hileli hareket kapsamına girmemektedir. Buradaki hileli hareket mağdurun inceleme yetisini ortadan kaldıran nitelikli bir yalan olacaktır.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA KAST VE TAKSİR
Dolandırıcılık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Taksirli şekli kanunda düzenlenmemiştir. Fail, hileli davranışlarıyla bir kimseyi aldatıp, mağdurun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamayı biliyor ve istiyor olmalıdır. Suçun olası kastla işlenmesi halinde ise fail, hile ile mağduru hataya düşürebileceğini tahmin ettiği halde bunu göze alarak ve kendisine yarar sağlamayı amaçlayarak hareket ettiği takdirde dolandırıcılık suçunu işlemiş olur.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA İSPAT
Dolandırıcılık suçu ispatlanırken birçok delil kullanılabilmektedir. En sık kullanılan ispat araçları ise aşağıda belirtilmiştir.
Tanık Beyanları, Belge, HTS Kayıtları ,Telefon İncelemesi ,Teknik Takip ,Video, Fotoğraf, Ses veya Kamera Kayıtları, E-Tespit, Mesaj Kayıtları, Whatsapp, Facebook, E-Posta, vb. Uygulamalar Üzerinden Gönderilen Çeşitli Yazışmalar ve Bunlar Üzerinden Gönderilen Sesli ve Görsel İletiler
Özellikle belirtmek gerekir ki; yukarıda bahsi geçen tüm ispat araçları hukuka uygun olarak toplanmak kaydıyla delil olarak kullanılabilmektedir. Hukuka uygun olarak toplanmaz ise toplanan delil hukuka aykırı olacağından hükme esas alınmaz.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA ŞİKAYET VE ZAMANAŞIMI
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi değildir. Bu suçların işlenildiği öğrenildiği takdirde derhal Savcılık tarafından re’sen soruşturma ve kovuşturma başlatılır.
TCK.’nın 159. Maddesinde; ‘’Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.’’ Şeklinde düzenleme mevcuttur. Buna göre dolandırıcılık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacı ile işlenmesi halinde bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olacaktır.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA ŞİKAYETTEN VAZGEÇME
Daha önce de belirttiğimiz üzere dolandırıcılık suçu şikayete tabi değildir. Bu nedenle re’sen soruşturma ve kovuşturma işlemleri yapılır. Dolayısıyla, mağdurun şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Şikayetten vazgeçilse dahi dava devam edecektir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA USULÜ
Basit dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının işlenildiği öğrenildiği takdirde derhal Savcılık tarafından re’sen soruşturma ve kovuşturma başlatılır.
TCK.’nın 159. Maddesinde daha az cezayı gerektiren hal düzenlenmiş olup, dolandırıcılık suçunun bir hukuki alacağın tahsili amacı ile işlenmesi hainde bu suçun soruşturulabilmesi ve kovuşturulabilmesi şikayete bağlıdır.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA UZLAŞTIRMA
Basit dolandırıcılık suçunda uzlaşma mümkündür. Mağdur ile şüphelinin soruşturma aşamasında uzlaşması halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Uzlaşma, soruşturma aşamasında değil de, kovuşturma aşamasında olur ise sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan düşme kararı verilir.
Nitelikli dolandırıcılık suçunda ise uzlaşma mümkün değildir. Dolayısıyla, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Buna rağmen taraflar aralarında uzlaşsa dahi bu durum yargılamaya etki etmez.
DOLANDIRICLIK SUÇUNDA TEŞEBBÜS
Teşebbüs, failin suç işlemek üzere harekete kalkışması ancak elinde olmayan nedenlerle netice elde edememiş olması halini ifade eder. Dolandırıcılık suçu teşebbüse elverişli olup, bu suç kapsamında teşebbüs hükümleri uygulanabilmektedir. Dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kalırsa faile suç nedeniyle verilecek olan cezada belirli bir indirime gidilmektedir.
Dolandırıcılık suçunda teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için failin hileli davranış ile mağduru etki altına alması, hazırlık hareketlerine başlamış olması ve elinde olmayan sebeplerle suçun icrai hareketlerini tamamlayamaması, yani suçu işleyememesi gerekmektedir.
DOLANDIRICLIK SUÇUNDA İŞTİRAK
Dolandırıcılık suçunda suça iştirakin bütün biçimleri söz konusu olabilir Bu suçun tipik hareketlerini kısmen dahi gerçekleştiren kişiler suçun faili olarak sorumlu olurlar. Yararına menfaat temin edilen kişi ile hileli davranışları gerçekleştiren kişinin dolandırıcılık suçunu birlikte işlemeleri halinde her ikisi de müşterek fail olarak sorumlu olurlar. Özellikle belirtmek gerekir ki; zorla ya da hata ile hileli davranışları yapması sağlanan kişiye ceza verilmez. Ancak; suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de(yönlendiren kişi) fail olarak sorumlu tutulur.
Dolandırıcılık suçunda dava zamanaşımı 8 yıl olup, suçun mağduru bu süre içerisinde fiil ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde şikayet hakkını kullanmalıdır. Aksi takdirde suç zamanaşımına uğrayacağı için soruşturma ve kovuşturma işlemleri yapılmaz.
Basit dolandırıcılık suçunda şikayet zamanaşımı yoktur. Dava zamanaşımı süresi suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıl ve ceza zamanaşımı süresi ise 10 yıldır.
Nitelikli dolandırıcılık suçunda şikayet zamanaşımı yoktur. Dava zamanaşımı süresi 15 yıl ve ceza zamanaşımı süresi ise 20 yıldır.
Dava zamanaşımı süresi geçerse kamu davası düşer, ceza zamanaşımı süresi geçerse ceza infaz edilmez.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA İÇTİMA
Dolandırıcılık suçunda koşulları gerçekleştiği takdirde zincirleme suç hükümleri ve fikri içtima hükümleri uygulanabilmektedir. Zincirleme suç hükümleri birden fazla dolandırıcılık fiilinin farklı zamanlarda aynı mağdura karşı işlenmesi halinde uygulanır. Ancak; tek bir davranış ile birden fazla farklı kişinin hileli hareketler ile dolandırılması halinde, fail her bir mağdur yönünden sorumlu olacak ve gerçek içtima hükümleri uygulanacaktır.
TCK.’nın 212. Maddesinde; “Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Bu halde gerçek içtima uygulanarak suçun faili hakkında hem dolandırıcılık suçundan hem de belgede sahtecilik suçundan da ceza verilmesi gerekmektedir. Yani, resmi evrakta sahtecilik suçu, nitelikli dolandırıcılık suçu ile birlikte işlenebilmektedir. Bu suçların birlikte işlenmesi durumunda, failin işlediği fiil tek bir fiil olsa dahi, faile hem nitelikli dolandırıcılık suçundan hem de resmi evrakta sahtecilik suçundan ayrı ayrı ceza verilir. Yine özel evrakta sahtecilik suçu da, basit veya nitelikli dolandırıcılık suçları ile birlikte işlenebilmektedir. Bu suçların birlikte işlenmesi durumunda ise, failin işlediği fiil tek bir fiil olsa dahi, faile hem basit/nitelikli dolandırıcılık suçundan hem de özel evrakta sahtecilik suçundan ayrı ayrı ceza verilir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA GÖREVLİ MAHKEME
Basit dolandırıcılık suçu(TCK. Madde 157) bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Nitelikli dolandırıcılık suçu(TCK. Madde 158) bakımından ise görevli mahkeme ise ağır ceza mahkemesidir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA YETKİLİ MAHKEME
CMK.’nın 12. Maddesine göre dolandırıcılık suçunda yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNUN CEZASI
Suçun basit şeklinde, dolandırıcılık suçunun cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.(TCK. Madde 157) Suçun nitelikli hallerinde ise yani TCK.’nın 158. Maddesi kapsamında ise nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır.(e,f,j,k,l bentleri hariç olmak üzere) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının, üç veya daha fazla kişi tarafından, birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA İNDİRİM VE CEZA VERİLMEMESİ HALLERİ VE ETKİN PİŞMANLIK
TCK.’nın 159. Maddesinde daha az cezayı gerektiren hal düzenlenmiş olup, dolandırıcılık suçunun bir hukuki alacağın tahsili amacı ile işlenmesi hainde şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Suçun failinin, azmettireninin ya da yardım edeninin suçun işlenmesinden dolayı pişman olması ve suç fiili nedeniyle meydana gelmiş bulunan zararı gidermek suretiyle mağdur ve zarar görenlerin yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırmaya çalışması halini etkin pişmanlık şeklinde açıklayabiliriz. Dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilmektedir. Dolandırıcılık suçu kapsamında suça konu olan eşyanın mağdura aynen iadesi veya iade mümkün değilse bedeninin nakden ödenmesi şeklinde mağdur veya zarar görenlerin yaşadığı mağduriyet giderilebilir. TCK.’nın 168. Maddesine göre, Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, diğer cezada indirim hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Bütün indirimler TCK.’nın 61. maddesindeki sıraya uygun bir şekilde birlikte uygulanabilmektedir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN VERİLEN HAPİS CEZASININ ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİ
Basit dolandırıcılık suçunun hapis cezası, gerekli koşullar çerçevesinde takdiren adli para cezasına çevrilebilir. Ancak; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilecek hapis cezası 1 yıldan fazla olacağı için adli para cezasına çevrilmez.
Taksirle işlenen suçlarda ise ceza miktarına bakılmaksızın tüm cezalar adli para cezasına çevrilebilmektedir. Ancak; kasten veya bilinçli taksir ile işlenen suçlarda hükmedilen hapis cezaları bir yıl veya daha az süreli ise adli para cezasına çevrilebilmektedir.
Hapis ile adli para cezalarına birlikte hükmedildiği takdirde de, sanık hakkında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.
Adli para cezasına çevirme ile ilgili ayrıca belirtmek gerekir ki; hükmolunan hapsi cezası 30 gün veya daha az süreli hapis cezası ise bu hapis cezası adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilmek zorundadır. Ayrıca yargılanan kişinin yaşının 18’den küçük olması veya 65 yaşından büyük olması hallerinde de 1 yıl veya daha az süreli hapis cezasının adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunludur. Bu noktalarda hakimin takdir yetkisi bulunmamaktadır.
Ceza ertelemesi hükümleri adli para cezaları hakkında uygulanmamakla birlikte hapis cezaları hakkında uygulanabilmektedir. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları da bu kapsamda olup, ceza ertelemesi mümkün değildir.
Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hakkında HAGB kararı da verilememektedir. Ancak; doğrudan verilen adli para cezaları hakkında HAGB kararı verilebilir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI(HAGB)
CMK.’nın 231. Maddesinde HAGB kararı verilebilmesinin şartları olarak şunlar öngörülmüştür:
-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması.
-Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması.
-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
Bu hallerin varlığı halinde; sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.(Sanığın HAGB kararı verilmesini kabul etmesi halinde) Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. Ayrıca sanık HAGB kararı verilmesini kabul etmez ise HAGB kararı verilmez.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı hükmedilen hapis cezaları süre koşulunu sağladığı takdirde sanık hakkında hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilebilir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA CEZANIN ERTELENMESİ
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıldan az olması, daha öncesinde işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla mahkumiyet kararı bulunmaması ve sanığın başka bir suç işlemeyeceği hususunda mahkeme nezdinde güven oluşması şartları var ise cezanın ertelenmesi kararı verilebilir.
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması halinde cezanın ertelenmesine karar verilebilir. Bu halde sanık hakkında 1 ve 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenerek, bu süre boyunca kendisine verilen yükümlülüklere uyan sanığın cezası, denetim süresinin bitmesi ile infaz edilmiş olarak kabul edilir ve sona erer. Ancak; bilerek ve isteyerek bu yükümlülükleri yerine getirmezse ya da bu süre içerinde bir suç işler veya suçun işlenmesine yardımcı olursa ilgili kişinin ertelenen cezası cezaevinde infaz edilmeye devam edilir.
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA ŞAHSİ CEZASIZLIK SEBEPLERİ
Bu durum TCK m.167’de düzenlenmiştir. Buna göre, yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;
-Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
-Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
- Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
Bu madde aile bireyleri arasındaki birlik ve bütünlüğün bozulmamasını hedeflemektedir. Dolandırıcılık suçu kapsamında bu madde uygulanabilir niteliktedir.
DOLANDIRICILIK SUÇU NEDENİ İLE TAZMİNAT DAVASI
Dolandırıcılık suçu nedeni uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini için faile karşı hukuk mahkemeleri nezdinde tazminat davası açılabilmektedir.
EMSAL YARGITAY KARARLARI
Dolandırıcılık Suçunun Unsurları ve Hırsızlık Suçundan Farkına Yönelik İçtihat
"… Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur. Sanığın, ATM cihazından emekli maaşını çekmek için bekleyen müştekinin yanına giderek kendisine yardım etmek bahanesiyle müştekiden kartını alıp parasını çektiği ve ‘‘senin paran burada yok’’ diyerek müştekiyi başka bir bankaya yönlendirmek suretiyle müştekiye ait hesaptan çektiği parayı aldığının anlaşıldığı olayda, eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması… yasaya aykırıdır…”(Yarg. 15. CD., 28.02.2013, 19312/3745.)
“…Şikayetçinin kredi kartı ödemesi için oğlu Sercan Aslan’a 60 Euro para ile bankaya gönderdiği, bankada parayı bozduramayan mağdur Sercan Aslan’da para olduğunu gören sanığın “babanı tanıyorum” diyerek inandırdıktan sonra, cebindeki yabancı paraları gösterip yardımcı olacağını söylemesi suretiyle ikna ettiği, sendeki paraları bu paralarla değiştireceğiz diye birlikte gittikleri evin önünde sen bekle ben ortağımdan para alıp getireyim diye ayrılıp bir daha geri dönmemesinin anlaşılmasına göre; başlangıçtan beri kastının dolandırıcılığa yönelik olup, önceden planlayıp gerçekleştirdiği, yoğun ve ustaca sergilediği nitelikli yalan ile hile boyutuna ulaşan davranışlarla kendisine haksız çıkar sağlaması nedeniyle, dolandırıcılık suçunun oluştuğu ve mağdurun suça konu parayı rızası ile verdiği gözetilmeden hırsızlık suçunun gerçekleştiğinin kabulüyle suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülmesi…”(Yarg.11. CD., 23.01.2008, 9266/126).
Dolandırıcılık Suçunun Oluşmasına Yönelik İçtihatlar
“…Somut olayda; şikâyetçinin, ablası ile bindiği taksinin sürücüsü olan sanığa 17 TL tutan taksi ücreti için 50 TL verdiği, sanığın 5 TL göstererek eksik para verdiğini söylediği, şikâyetçinin 5 TL’yi alıp ikinci kez 50 TL verdiğinde de yine 5 TL verdiğini ve paranın kenarının yırtık olduğunu söylediği, bunun üzerine şikâyetçinin üçüncü kez 50 TL’yi sanığa verdiği, ablasının uyarısı ile üçüncü kez verdiği 50 TL’ yi geri aldığı, ablasından aldığı para ile 20 TL vererek taksi ücretini ödediği, böylece sanığın şikâyetçiden 100 TL haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir…”(Yarg.15.CD., 11.10.2012, 17237/43344.)
“…Asker olmayan sanığın, güven sağlamak amacıyla giydiği kamuflaj tabir edilen askeri elbiseyle, şikayetçinin çalıştığı işyerine gelip, elindeki cep telefonu sim kartını gösterip acilen telefon etmek zorunda olduğu havasını yaratıp, “telefonla görüşmem lazım” diyerek şikayetçiden aldığı telefona sim kartını takıp, sanki komutanıyla konuşuyormuş gibi “ üsteğmenim araç arızalandı” dedikten sonra şikayetçiye, “şimdi beni arayacaklar, araçta eşim bekliyor onu da alıp geleyim” diyerek cep telefonu ile olay yerinden uzaklaştığının anlaşılması karşısında; sanığın, hileli davranışlarıyla telefonunun kendisine teslimini sağladıktan sonra, şikayetçiyi oyalayarak, hileli davranışlarına devamla eylemi gerçekleştirmesi nedeniyle, başlangıçtan beri amacının dolandırıcılık olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir…”(Yarg. 11. CD., 06.02.2008, 10052/599)
Dolandırıcılık Suçunda İçtimaya Yönelik İçtihatlar
“…Dolandırıcılık suçlarının, aynı suç işleme kararı altında, aynı mağdura karşı ve değişik zamanlarda işlenmiş olması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 43/1. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır…”
“…Failin aynı hileli davranışlarla ya da önceki davranışların devamı niteliğinde olan ancak tek başına dolandırıcılık suçunun oluşumuna yetmeyen fiillerle mağdurdan birden fazla haksız yarar elde etmesi durumunda fail tek bir dolandırıcılık suçundan cezalandırılacaktır…”
%20-%202-Photoroom%20(2).png)
Yorumlar